25 Aralık 2008 Perşembe

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için AKP'nin göstereceği aday merak konusu pazar günü açıklanacakmış sanıyorum.Bir ankaralı olarak ben de fikrimi belirteyim dedim.Bence AKP hata yapmak istemiyorsa Melih Gökçek'i tekrar aday göstermez çünkü o zaman seçimi alamaz bence.
Tahminim Turgut Altınok'u aday gösterecekler, milliyetçi kökenli, Keçiören'i baştan aşağı yenilediği düşünülüyor.Bir anlamda cazibe merkezi haline geldi Keçiören o adamın sayesinde. Tabi ne istiyoruz o önemli ankara baştan aşağı parklar vs. şehri haline gelsin istiyorsak Turgut Altınok iyi bir tercih olabilir AKP'de çok daha iyi bir aday var bence ama onun için pek umudum yok...
O çıkarılırsa çok şaşırırım Altındağ Blediye Başkanı Veysel Tiryaki, eğitime kültüre sanata çok değer veren bu yönde güzel çalışmalar yapan bir insan....
Keşke diyorum ama çok zor...
Neden zor çünkü biz zahire göre görüntüye göre idareciyi seçeriz genelde, hele kültür sanat pek bi kimseyi de ilgilendirmez...
Onun için umudum yok...

ANKARA'DA KAR


Ankara'da dün sabah karla uyandık klasik kar muhabbeti yapmıyacağım aslında bayılıyorum böyle kızsal muhabbetlere çok güzel kar her yer bembeyaz, her yerde kar var çok romantik, bir daha ne zaman görebilirim ki "kar"ı falan diye...

Ama dikkat et bu muhabbeti hep tuzu kurular yapar.Yapsın sorun yok.Şu fakir insanlar ne halde ısınabiliyor mu? Üşürler mi? Çocuklarının giyecek ayakkabısı var mı? Diye kimsenin aklına gelmez.Mesela benim işyerinde hizmetli bir çocuk var benden bi kaç yaş küçüktür ama görsen yaşlı zannedersin...İki çocuğu var mamakta gecekonduda oturuyormuş, aldığı maaş asgari ücret gel şimdi Ankara'nın bu soğuğunda karında kışında geçin...geçinebilirsen...

-Sabri dedim çocuklar nasıl hasta değiller demi?

-Yok abla değiller değiller

Abla biz sobayla ısınıyoz doğal gazla ısınanlar düşünsün.Zaten çoğu da sobaya geçmiş ısınamadığından bi de çok zam aldı ya gaz...valla öyle diyolar bizim bi şikayetimiz yok abla çok şükür..

-hııııııı

Diyorum.Hiç bir yorum yok.


Şeye de çok kızıyorum İstanbul'a bir kar yağar efendim olay olur neymiş beyaz kabusmuş neymiş beyaz felaketmiş de falan filan...

Erzurumda Sivasta ne kadar zamandır kar var kimsenin haberi varmı köy yolları kapanıyor hala bu ülkede kimsenin sesi çıkmıyor alışmışlar normalleşmiş.

Ama İstanbul'da bir gazeteci işine geç gitti ya büyük felaket vah vah...

Yaşamayın kardeşim İstanbul'da o zaman...

Bu kadar basit...

Sen doğanın dengesini altüst et illa büyükşehirlerde yaşayacağım diye herşeyi altüst et ondan sonra da şikayet et ...


Sonumuz ne olacak hayırlısı bakalım ümit etmek için kendimizi çok zorlamamız lazım...
Kardelenleri çok seviyorum benim için sembolik duygusal özel bi anlamı var...Onun için resmini koydum kardelen resmi biriktiriyorum bu arada...





24 Aralık 2008 Çarşamba

PUCCA'YI NEDEN OKUYORUM


Pucca'yı her gün okuyorum.Zannediyorum onu okumazsam işim rast gitmeyecek öyle alıştım.Niye seviyorum diye düşündüm her otu ... düşündüğüm için ben. Çok samimi geliyor, anlattıkları gerçek, bunu hissediyorum.En çok şaşıracağım şey bir gün kendisi derse hepsini uydurdum da yazdım o zaman çok şaşırırım. O zaman iyi bir hayalci olduğunu düşünürüm. Bence samimiyetini herkes hissediyor o yüzden seviliyor.

Mesela bir çok şeyi saçma geliyor küfrediyor, abuk subuk şeyler yazıyor bazen benim yapacağım kabulleneceğim şeyler değil pek çoğu çok salakça davranıyor diye düşündüğüm oluyor ama yine de okuyorum, önemli olan bana uyması benim gibi davranması değil zaten hiç kimse kimseye yüzde yüz uygun değildir, uymaz. Ama onu okutan içtenliği samimiyeti belki ifade edemediğim başka şeyler...bilmiyorum.

Bence o iyi bir yazar olabilir isterse...

Umarım yeteneğinin farkındadır ve kendini geliştirebilir...

23 Aralık 2008 Salı

GARİP GÜNLER

Bugün eşimin tezini okuyorum daha doğrusu günlerden beri bitiremedim de bitirmeye çalışıyorum.İmla hataları türkçesi açısından falan değerlendiriyorum tabiki konu ile ilgili herhangi bir yorumda bulunamam.Ama çok şey öğreniyorum.Öğrenmek meselesi benim için çok önemli her gün yeni bir şeyler öğrenmek, öğrenme isteğim biterse o gün ölmüşüm demektir.Mezarımı kazabilirsiniz.Her gün yeni bir şeyler...

Aslında gündeme dair bişeyler de yazmak istiyorum ama o kadar saçma sapan günlerden geçiyoruz ki yine saçma sapan tartışmalar...

Mesela bir kafatasçı miletvekilimiz olduğunu öğrendik bugünlerde hem de chp gibi ilerici bir partide...Bir düşündüm de hangi ülkede bu kadar tepkisiz karşılanabilirdi bu sözler... Ancak burda tabiki...

Özür diliyoruz diyen aydınlar gündemde olduğu için mi bu kadar tepkisiz insanlar...

Niye ikisine birden tepki gösteremiyoruz bu kadar zor mu?

1915 yılında bir tehcir yaşandığını biliyoruz ama bu Türk milletinin herhangi bir millete katliam yaptığını göstermez.O savaş şartlarında Osmanlı Devleti dört tarafından işgal edilmek tehdidi altında Devlet böyle bir karar vermiş.Böyle bir kararın verilmesinde gereklililikler vardır muhakkak düşmanına yardım eden insanlar varsa hangi devlet olursa olsun bunun için bir çözüm üretmeye çalışır.Ama biz millet olarak milletimizin fertleri olarak kafatasçı ayrımcı ırkçı bir millet değiliz.Bizim özümüzde değerlerimizin içinde en önemlisi hoşgörü farklılıklara saygı vardır.

Osmanlı isteseydi 600 yıl hükmü altında kalmış bir çok milleti asimile edebilirdi ama böyle birşey olmadı.Sömürebilirdi isteseydi ama sömüren egemenlik altına alan ve yok eden başka devletler olmuştur.Bunlar da o çok ileri gördüğümüz batılı devletlerdir.

Her tür ırkçılığa faşizme kafatasçılığa ayrımcılığa isyan ediyorum...

Herkesin buna isyan etmesi gerekiyor diye düşünüyorum...Kendimce.

22 Aralık 2008 Pazartesi

PAZARTESİLERİ SEVMİYORUM


En az pazarlar kadar sevmiyorum pazartesileri.Pazarları yatılı okuldan sonra sevmiyorum.Hep okula dönüş günüdür.Sıkıcı nefret bir gün...Allahın günleri sonuçta birbirinden farkı yok ama hatıralar çok önemli.Günler, kokular, tatlar bazı şeyleri hatırlatır.
Pazartesi de işin ilk günü hiç kimse çalışmak istemiyor aslında ama mecburen geldik yine...
Nerde kalmıştık...
İnsanlara laf anlatmak beni yoruyor.Sabırla saygıyla tekrar tekrar anlatmaya çalışıyorum ama kopuyor insandan bi noktadan sonra allah aşkına 1 defada anlayan zeka düzeyine sahip insanlar istiyorum karşımda.Çok şey mi ya...
Bir kısım millet ya uyuyarak yaşıyor ya da doğuştan öyle...
Umarım sizin gününüz iyi geçiyordur...

17 Aralık 2008 Çarşamba

CANIM AİLEM







Merhaba...
BEN CE bu blog, kendimce.İçimden geldiği gibi, geldiğinde ya da gelirse...

Dün akşam Canım Ailem'i izledim.Fanatiği oldum galiba bu dizinin, böyle doğru düzgün dizi izleyicisi falan değilimdir.Genelde izlediğim dizileri 2-3 haftada bir izlerim.Adam gibi izlediğim bi kaç dizi oldu zaten onlar da Hırsız-Polis, Bıçak Sırtı gibi.Zaten ben bi diziyi izlemeye başlayınca bir süre sonra yayından kaldırılıyor.Nedense! TRT'de izlediğim bi kaç dizi vardı Kasabanın İncisi, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir onlar da çok uzun soluklu olmadı.Anlamadığım şu bu ülkede neden doğru düzgün senaryosu olan hikayesi olan adam gibi diziler pek tutmaz da... neyse
Bu arada doğru düzgün polisiye de yok zaten hasretle bekliyorum şu ülkede CSI gibi dizi bir gün izleyebilecek miyiz?Allah aşkına şunu da merak ediyorum Adanalı diye bi dizi var onu gerçekten izleyen var mı?
Ordan oraya geçtim ama asıl canım ailemi anlatacaktım.Hikaye sağlam oyuncular iyi...
Ben MELİHA'yı çok sevdim.Yiyesim geliyor kadını çok sempatik...Samimmm deyişine hasta oldum.Hafta sonu röportajını okudum daha 29 yaşındaymış kız.Rol kabiliyeti çok iyi ya da bu rol ona çok iyi denk gelmiş.
Nehir Erdoğan'a benzeyen bir kız var ama kesinlikle daha güzel, naif vs...
İsteğim şu hikayenin bitmemesi, sıkıcı hale gelmeden bu diziyi bitirsinler yoksa hiç bir anlamı olmuyor saçmalıyorlar sonra iyice...
Merak heyecan varsa bir dizi devam eder yoksa saçma...

Merhaba


Birey çok önemli bence bireyin güçlenmesi insanların fikirlerini kendini ifade etmesi, onun için SİVİLCE...
Özellikle de kadınlar gençler bizler fikirlerimizi ifade etmezsek bir gün gelecek onların verdiği dünyayı kabullenmiş olacağız itiraz etmeye ve değiştirmeye hakkımız da olmayacak çünkü çok geç kalınmış olacak...
Neye isyanımız itirazımız varsa onu ifade edelim.Kendimizce...