21 Nisan 2009 Salı

ERGENEKON MUAMMASI

Ergenekon davasını çok ayrıntılarıyla bilmesem bile takip etmeye çalışıyorum.Bazı insanların hayretle yargının çalışmasını engellemeye çalıştıklarını izliyorum.Bugün yani dava devam ederken bence bu davaya kimse müdahale etmemeli ki yarın çocuklarımıza hesap vermek zorunda kalmayalım.Tek bir anlamı var bu davanın ilk defa bu ülkede darbe teşebbüsü yargılanıyor.Bunu unutturmak için o kadar çok çalışan insan var ki...
Çağdaşlık, eğitimcilik, Atatürkçülük...
Acaba bu kavramlardan hangisi halkın aptal olduğunu kabul edip onu yönlendirmek gerektiğini hatta darbe yapmayı öneriyordur?
Tam bir kavram kargaşası.
Aslında o kadar net ki benim için ve diğer gerçek aydınlık kafalar için...
Darbecinin sağcısı solcusu irticacısı Atatürkçüsü olmaz...
Darbe darbedir...
Tarihi bilmeyen darbe görmeyen insanlar böyle bir takım yönlendirmelerden etkilenebilir ama ben değil...
Ben elimde olsa bikaç şey sormak isterdim bu insanlara:
1.Neden bu kurtarıcı büyük profesorleriniz halkın içinde değil de hep yalılarda villalarda yaşıyorlar acaba kendini gemisini kurtaramayan ülkeyi kurtaramaz diye mi?
2.İnsanlar elit olunca profesor olunca ordu komutanı olunca hata mı yapamaz yoksa yargılanamaz mı?Bu bir oligarşi değil midir?
3.Yargı hani bağımsızdı bu ülkede acaba bağımsız olduğuna inanmadığınız için mi sonucu beklemeden bu davayı sürüncemeye itmek için elinizden geleni yapıyorsunuz?
4.Neden bu ergenekon sanıkları hepsi sırayla hastanelik oluyorlar acaba bünyeleri hapishaneyi kaldıramadığı için mi yoksa bu işin içinde de bir iş mi var.Yarın bunların başlarına bişey gelirse bu davanın sonuçlanmasını istemeyen ilerleyip de daha bir çok şeyin açığa çıkmasını istemeyen bir takım güçlerin bunu yaptığını düşünmeyecek miyiz?
Artık cevapları duymak istiyorum bu ülkedeki saklı gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorum.

10 Nisan 2009 Cuma

OBAMA AĞBİ...


Obama'nın Türkiye ziyareti gündem oluşturdu.Nereye baksak Obama vardı TV'lerde.Ben dikkatimi çeken bişeyi yazacağım.

Adam bütün sempatikliğiyle sanki mahallenin bir ferdi gibi...Herkesle kucaklaştı sarılmadığı kolunu tutmadığı hiç bir yetkili kalmadı.Clinton da Türkiyeye geldiğinde sempatikti ama bu kadar da değil.Sadece Adapazarında bir bebek burnunu sıkmıştı o günlerde konuşulmuştu tabi ama bu kadar mahalleden bi ağbi durumu da yoktu.

Amerika karşıtlığı açısından düşünecek olursak Clinton iyiydi hoştu sempatikti ama ondan sonra yerine gelen Bushun yaptıklarına bu engel değildi.İkisi de aynı Amerika aslında.Dünya Afganistanı ve Irakı işgal eden Amerika olarak biliyor artık ve bu 3-5 yılda değişecek bir gerçek değil.Sadece yöntemlerini değiştirmiş olabilir Amerika bir süreliğine böyle bir imaj çizecek.

Sömürü işgal nefret hiç değişmeyecek asıl olan da bu.

Onun için de Amerikan karşıtlığı hiç bitmeyecek bence...

31 Mart 2009 Salı

TAKINTI


İlk defa bloğuma şiir koyuyorum tabi buna şiir denirse; belki bir sayıklamadır...


TAKINTI

Ne kadar takıntılıyımdır bilirsin

bir kelimelere bir de sana...

Yazılışı söylenişi güzel

Ağızda bıraktığı tat

Kulakta bıraktığı ses güzel kelimelere...

Bir kelimelerim kaldı elimde

Sensizlik gurbetinde...

27 Mart 2009 Cuma

DEPRESYON

Depresyondan çıkmak istiyorum artık.Üzülmek değil bu başka bişey.Kendini bitkin yapayalnız çökmüş ümitsiz hissetmek bu hiç bana göre değil.Bana göre olmayan bişeyin içine nasıl da böyle düşüyorum.Çok heyecanlı çok duygusal enerjileri çok yüksek insanlar mı yakalanıyor acaba bu depresyona.
Neden neden sorusu kadar insanı ümitsizliğe olumsuz duygulara düşüren başka bir soru bilmiyorum.Neden bir insana bu kadar bağlanır insan neden bu kadar büyük hayal kırıklığı yaşar neden? Neden bu kadar yanlış anlaşılır yada anlaşılamaz.
Biliyorum ki bu soruların cevabı yok.Normal mantıksal düzeyle alakası yok.Bu duygusal bir düzlem.Duygusal olan her şey yanlış anlaşılmaya müsaittir.Görecelidir.Subjektiftir.Hatta zamana göre ana göre değişir.
Keşke kelimesinden de nefret ediyorum ama en çok onu söylüyorum bugünlerde. Bikaç şey var beni mutlu eden oğlum, sevdiğim bana sabreden insanlar ve meşguliyetler...En çok beni yürüyüş rahatlatır da bugünlerde yapamıyorum havalar çok kötü.Şehir dışına falan gitsem gezsem en çok da İstanbula.Ne güzel olurdu yapabilir miyim acaba.
Tek bir cümle var dilimde "Baharı bekliyorum yenilenmek istiyorum nerde kaldın bahar..."

19 Mart 2009 Perşembe

SİTEM


Hayat devam ediyor tüm karmaşıklığı çapraşıklığı tezatlığı ve her şeye rağmen güzelliğiyle.Acıtsa da zaman zaman yaksa da yüreğimizi hayat devam ediyor.Öyle yorgun ve üzgün hissediyorum ki kendimi neredeyse en sevdiğim yazmaktan bile vazgeçecekmiş gibi hissettim.Hayal kırıklığı böyle bi şey galiba.Hep şöyle düşünmüşümdür hayal kırıklığı yaşayan bunu haketmiştir.Haketmeyen birinden bir şeyler ya da iyilik ummuştur, beklentiye girmiştir.Beklentiye giren mi suçludur yoksa beklenilen olup da bunu bilmeyen mi? Tabi ki mantıklı olan beklentiye giren suçludur. Ama gerçekte hiç de öyle olmuyor insan kendisini aptal yerine konmuş aldatılmış aşağılanmış hissediyor.Bu kadar üzülmüş insanın yağtığı en büyük hata da kendini suçlamak niye ben böyle yaptım, şöyle yapsaydım olmazdı belki.Benim aptallığım falan...

Bugünlerde şiirler yazıyorum o havadayım...

Sitemkarım...

26 Şubat 2009 Perşembe

YANLIŞ ANLAŞILMAK


İnsanı en çok üzen şey anlaşılmamak anlaşılamamak ama en az bunlar kadar üzen de yanlış anlaşılmak diye düşünüyorum.Beni bir sen anladın sen de yanlış anladın diye bi söz var ya...

Anladığını zannedersin umut edersin.Çok yanılmışsındır seni yanlış anlamıştır.Zeka düzeyi, kültür, sosyal durum ve benzeri etkileyebilir anlaşılmayı.Bazen aynı seviyede olduğunuz insanla bile iletişim kuramadığınızı farkedersiniz bu sosyal yalnızlıktır.İnsanlar vardır çevrenizde ama yapayalnızsınızdır.Anlaşılmamak yalnızlık değildir de nedir? Dün böyle bi şey yaşadım beni gerçekten yıpratacak bişey, hala etkisindeyim şokunu atmaya çalışıyorum hala. Tepeden tırnağa sinirleniyorum.Gerilmiş bir yay gibi oluyorum.Hiç kimse dokunmasın yaklaşmasın bana o anda. Kızdığım kişiyi ele geçirsem bilmiyorum ne olur.

24 Şubat 2009 Salı

KADIN DÜŞMANI İBO

Dün akşam haberlerde izledim allahaşkına çıldırdım.İbrahim Tatlıses denen adam (nasıl bir mahluksa aslında) Yıldız Tilbe ile programında kavga etmiş vs vs... Ya bunlar dikkat çekmek için yapılıyor da reyting için falan ama merak ediyorum RTÜK diye bir kurum var ne işe yarıyor? Efendim adam bağıra bağıra (neredeyse anıra anıra) SENİ PEZEVENKLERİN ELİNDEN KURTARDIM UNUTTUN MU DİYOR VS. hiç bir şey olmuyor nedense. Zaten ben artık inandım ki bu ülkede İbrahim Tatlıses denen adamın dokunulmazlığı var. Neden? O kadar çok sorgulandı gözaltına alındı çevresindekiler tutuklandı ama nedense bu adama hiç bir şey olmuyor. Sevdiği bütün kadınları açıktan kurşunlatan başka adam var mı bu ülkede ya... Kıro maço mafya hödük adam daha ne olsun hele gözyaşlarına da inanmıyorum resmen timsah gözyaşları...Ben onun Gazzeye yaptığı yardıma bile inanmıyorum kanat takmış melek olarak görsem ak sakallı bir dede gelse bile onun iyi bir insan olduğuna inanmam.Bir insan durmadan ŞEREFSİZ OLAYIM , ŞEREFSİZİM VS. diyorsa ben onun kendi ifade ettiği gibi bir kişi olduğunu düşünürüm hiç de şüphe etmem.
Haber izlemiycem diyorum izleyince böyle fitil oluyorum.

Neyse şubat ayını da bitiriyoruz sevgililer gününden dolayı bu ayı da çok sevmiyorum.Sevgililer günü protestocularındanım ben de. Seviyorsam her gün sevgililer günüdür onunla geçirdiğim her an özeldir.Sevmiyorsan (ki ben hep severimmmm) o zaman hiç kimse sana bir günü sevgililer günü yapamaz. Para da harcatamaz vs...
Samimi olan her şeye evet samimiyetsiz yapmacık olan her şeye hayır...