26 Şubat 2009 Perşembe

YANLIŞ ANLAŞILMAK


İnsanı en çok üzen şey anlaşılmamak anlaşılamamak ama en az bunlar kadar üzen de yanlış anlaşılmak diye düşünüyorum.Beni bir sen anladın sen de yanlış anladın diye bi söz var ya...

Anladığını zannedersin umut edersin.Çok yanılmışsındır seni yanlış anlamıştır.Zeka düzeyi, kültür, sosyal durum ve benzeri etkileyebilir anlaşılmayı.Bazen aynı seviyede olduğunuz insanla bile iletişim kuramadığınızı farkedersiniz bu sosyal yalnızlıktır.İnsanlar vardır çevrenizde ama yapayalnızsınızdır.Anlaşılmamak yalnızlık değildir de nedir? Dün böyle bi şey yaşadım beni gerçekten yıpratacak bişey, hala etkisindeyim şokunu atmaya çalışıyorum hala. Tepeden tırnağa sinirleniyorum.Gerilmiş bir yay gibi oluyorum.Hiç kimse dokunmasın yaklaşmasın bana o anda. Kızdığım kişiyi ele geçirsem bilmiyorum ne olur.

24 Şubat 2009 Salı

KADIN DÜŞMANI İBO

Dün akşam haberlerde izledim allahaşkına çıldırdım.İbrahim Tatlıses denen adam (nasıl bir mahluksa aslında) Yıldız Tilbe ile programında kavga etmiş vs vs... Ya bunlar dikkat çekmek için yapılıyor da reyting için falan ama merak ediyorum RTÜK diye bir kurum var ne işe yarıyor? Efendim adam bağıra bağıra (neredeyse anıra anıra) SENİ PEZEVENKLERİN ELİNDEN KURTARDIM UNUTTUN MU DİYOR VS. hiç bir şey olmuyor nedense. Zaten ben artık inandım ki bu ülkede İbrahim Tatlıses denen adamın dokunulmazlığı var. Neden? O kadar çok sorgulandı gözaltına alındı çevresindekiler tutuklandı ama nedense bu adama hiç bir şey olmuyor. Sevdiği bütün kadınları açıktan kurşunlatan başka adam var mı bu ülkede ya... Kıro maço mafya hödük adam daha ne olsun hele gözyaşlarına da inanmıyorum resmen timsah gözyaşları...Ben onun Gazzeye yaptığı yardıma bile inanmıyorum kanat takmış melek olarak görsem ak sakallı bir dede gelse bile onun iyi bir insan olduğuna inanmam.Bir insan durmadan ŞEREFSİZ OLAYIM , ŞEREFSİZİM VS. diyorsa ben onun kendi ifade ettiği gibi bir kişi olduğunu düşünürüm hiç de şüphe etmem.
Haber izlemiycem diyorum izleyince böyle fitil oluyorum.

Neyse şubat ayını da bitiriyoruz sevgililer gününden dolayı bu ayı da çok sevmiyorum.Sevgililer günü protestocularındanım ben de. Seviyorsam her gün sevgililer günüdür onunla geçirdiğim her an özeldir.Sevmiyorsan (ki ben hep severimmmm) o zaman hiç kimse sana bir günü sevgililer günü yapamaz. Para da harcatamaz vs...
Samimi olan her şeye evet samimiyetsiz yapmacık olan her şeye hayır...

2 Şubat 2009 Pazartesi

GEZGİN


Gezgin diye bir kitap okuyorum Sadık Yalsızuçanlar'ın yazdığı.Çok etkileyici metafizik tasavvuf her zaman ilgimi çekmiştir.Böyle kitapları okuduğumda bu çağda yaşamak istemiyorum başka zamanlarda yaşamak isterdim başka ülkelerde bambaşka kültürleri görüp tanımak isterdim.Diyebilirsinki o çağlarda yaşasaydın pek çok şeyden mahrum olacaktın hele de bi kadın olarak...Hiç bir özgürlüğün olmayacaktı falan filan vsvs.Peki bişey sorucam bu çağda bu kadar özgürlüğün içinde kaç kadın buluş yapıyor kitap yazıyor vs. Hikaye bunlar bir insan bişey yapacaksa hangi çağda olursa olsun yapar hangi şartlarda olursa olsun.Muhyiddin Arabi'nin hayatı roman şeklinde anlatılıyor ya da bir sinema gibi mi demeliyim bilmiyorum. Biyografi müthiş güzel bir alan hem kitap olarak hem sinema olarak kendini geliştirmek isteyen herkes bunu basit görmemeli.


Şu duygu; beni çarpan, hakikatin izini sürmek inancının düşüncesinin uğrunda yaşayıp ölmek. Sonsuz merak duygusu öğrenme aşkı, ideali uğruna herşeyden vazgeçiş nasıl bir tutku bu. Bugün tutku denilince sadece aşk, seks, ihtiras anlaşılıyor aşk dediğimiz de sadece cinsel aşk.Bu kadar kısır bir bakış açısıyla yaşanan hayat neyi üretebilir merak ediyorum.


Tutkusuz aşksız bir hayat...


Kitabın içinde beni en çok etkileyen şu an için Hallac'ın anlatıldığı ölümünün anlatıldığı bölüm.Şimdi O'nun hayatını daha çok merak ediyorum.